Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu
Sanal Hogwarts'a Hoşgeldiniz!
Sitemizden Yararlanmak İçin Kayıt Olmanız Gerekmektedir...

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu

Anasayfa­Kapı­SSS­Arama­Üye Listesi­Kayıt Ol­Giriş yap
Paylaş | 
 

 Profesör Alımları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Marsdén Lexie Millér
Hogwarts Müdiresi & Admin
Hogwarts Müdiresi & Admin


Kadın Mesaj Sayısı: 1972
Yaş: 16
Nerden: ist.
Savaşta Hangi Taraftasın ?: Tarafsız
Asa: Çığlığın Derin Sesi
Kan Durumu: Safkan
Özel Yetenek: Metamorfmagus
Patronus: Unicorn^
Kayıt tarihi: 11/04/08

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Profesör Alımları   Çarş. Tem. 15, 2009 4:06 pm

Profesör olmak için alttaki formu doldurunuz.

Ad:
Soyad:
Örnek Rp:
İstediğiniz Ders:


Karanlık Sanatlara Karşı Savunma ~
Biçim Değiştirme ~
İksir ~
Tılsım-Muska ~
Sihir Tarihi ~
Muggle Araştırmaları ~
Astronomi ~
Kehanet ~
Aritmansi ~
Bitkibilim ~
Sihirli Yaratıkların Bakımı ~
Uçuş ~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sanal-hogwartsrpg.forumg.biz/lejant-f7/angel-marsden-miller-yeni-lejant-t608.htm
Dakota J. Petrus
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü


Kadın Mesaj Sayısı: 95
Yaş: 14
Nerden: HERYERDEN
Savaşta Hangi Taraftasın ?: ZÜMRÜDÜANKA YOLDAŞLIĞI
Rp Sevgilisi: YOK XD
Asa: Yer Yüzünün Efendisi
Evcil Hayvan: Husky,Daisy
Kan Durumu: SAFKAN
Özel Yetenek: metamorfmagus
Patronus: Kan Kelebeği
Kayıt tarihi: 08/08/09

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Geri: Profesör Alımları   C.tesi Ağus. 08, 2009 6:12 pm

Ad:Ashley
Soyad:Benson
Örnek Rp:Uyanmıştı.
Yatakta hareketsizce durmuş çarşafı sıkıyordu. Doğanın dengesine inat
kımıldamak istemiyordu. Eylemsizlik ilkesine direnebilir miydi daha
fazla? Sanki doğrulduğu anda, hayatın sonunda karşılaşılan kaçınılmaz
gerçeğin tam tersi olacak; bedeni kalkacak ve ruhu yatakta kalacaktı.
Usulca gevşetti yumruklarını. Çarşafa geçmiş tırnaklarından kan
çekilmiş, parmak uçları yatağın örtüsü gibi beyazlaşmıştı. Nefes almayı
unutmuş gibi aceleyle derin bir nefes çekti içine. Tutmaya başlamasının
sebebi neydi bilmiyordu. Kendi kendine söyleyecek söz arıyordu şimdi.
İkna yeteneğinden fersah fersah uzaktaydı. Derin nefesler Hufflepuff’lı
cadıyı neye hazırlıyordu bilmiyordu; ancak tek kanıksadığı gerçek,
dersliğe gitmemek için elinden geleni yapmaya hazır olan bir psikolojik
kalkan oluşturduğuydu. Düşüncelerinin bile içinden geçemeyeceği kadar
sıkı ve güçlü bir kalkan… Biri ona büyü yapmış gibi bedenini kontrol
edemeyerek yataktan doğrulduğunda, tıpkı diğerleri de kendisi gibi
hazırlanıyorlardı. Zavallı bedenlerin hayata ayak uydurmuş hallerine
acımamak elinde değildi. Monotonluk yüzünden sadece uyumak ve ağlamak
isteyen bir bebeğe dönüşmüştü sanki. Aklı söylenenleri algılamakta
gecikiyor, kırık kalbi ise geçmişin etkisiyle daha yavaş çarpıyordu.

Güçlükle
hareket ettirdiği dolabın kapağının savruluşu, aslında sandığı gibi her
şeyin yavaş ilerlemediğini gösteriyordu. Kendine hakim olmak konusunda,
fırtınadaki bir gemi kadar yetenekli olabilen genç cadının yüzünde
geçici kırışıklıklar belirdi. Mimiklere bağlı ve rahatsız edici bu
büzülmelerin sebebinin, güneşin pencereden içeri habersizce giren
ulakları olduğunu anladığında biraz olsun sandığı kadar karanlık bir
dünyaya uyanmamış olduğuna sevindi. Pencereden çektiği bakışlarını
yeniden parfümü üzerine sinmiş kıyafetlerine çevirdiğinde, içlerinden
en ince olan cüppeyi askısından indirmek üzere ellerini uzattı. İnce
tenine değen keten ve kaşmir karışımı el yapımı cüppenin üzerindeki
Hufflepuff armasının ışıldayışına sıkıntıyla baktı. Hızlı bir hareketle
yatağının üzerine attığı cüppeye bakmadan elini ve yüzünü kabuslarından
temizlemek için lavaboya doğru ilerledi. Kımıldanmalar artıyordu
Hufflepuff kızlar yatakhanesinde. Kendisi gibi, Karanlık Sanatlar
profesörünün Edward olduğunu bilenler mutlu oluyorlardı. Çünkü o bir
Hufflepuff mezunuydu. Ancak Paula’nın şimdiye kadar gördüğü
Hufflepufflarla alakası bile yoktu. Kendi kişiliği ile onunkini
kıyasladığında, Seçmen Şapka’yı yanıltacak kadar güçlü bir büyü ile
gönderilmiş bir casus olduğunu düşünmüştü küçüklüğünde. Birinci sınıf
olmanın verdiği acemilikle çoğu insanı yanlış değerlendirip ardından
sağlam dostluklar kuran kumral cadı, aynı zamanda sınıf başkanlığı
yaptığı Edward’la bir türlü aradığı kontağı yakalayamamıştı.

Düşünceleri,
Hogwarts’ın sınırları içerisinde, binlerce değişik yaratığın, görülen
ya da görülemeyen, hissedilen ya da hissetmek için bile yeterli vakit
veremeyecek kadar ölümcül olan diğer varlıkların olduğu Yasak Orman’da;
İhtiyaç odasının şöminesinden gelen sıcaklığın, hararet dolu yüze
yansıyışında gezindi. ‘’ Hatıralar. ‘’ Ağzından
çıkan tek kelimelik cümlenin hırıltısı, yatakhanedeki en sessiz anı
bulmuştu. Yanı başında uyuyan binadaşlarından birinini sorgulayan
sesini tek cümleyle geçiştirdi. ‘’ Yok bir şey. ‘’
Çoktan elini ve yüzünü soğuk su ile ferahlatmış olan Lilith, geç kalmak
için özellikle yapıyormuş gibi yavaş yavaş giyindi. Kollarını içine
soktuğu gömleğin soğuk kumaşı tenine her değişinde tüyleri diken diken
oluyordu. Ancak korkularının etkisi yanında, bir karıncanın aslanla
savaşması kadar komik görünüyordu. Saniyelik titreme nöbetlerinden
birini ustaca geçiştirdi derin bir nefesle yamayarak ve ardından,
asasını cüppesinin bu amaç için dikilmiş cebine yerleştirip, sarı siyah
dekore edilmiş, her zamanki sabah hareketliliğini yaşayan Hufflepuff
Kızlar Yatakhanesi’nden çıktı.

Tahta kapının üzerinde, ardında
bambaşka bir dünya varmış gibi bir izlenim yaratan portrenin gündüz
selamını kibarca yanıtladı. Ne yazık ki portre, Paula’nın çok da kibar
olmadığını düşünüyor olmalıydı. Kızın başını bile kaldırmadan selam
veren halini yadırgamış olacak ki, merdivenlere yönelen Hufflepuff’lı
cadı hakkında söyleniyordu. ‘’ Oh Helga, kemiklerin sızlıyor olmalı. ‘’
Tek kaşını kaldırıp ağız bükerek omuz silkti kumral cadı. Basamaklarda
hızla ilerliyordu. Bir şeyler yemeye niyeti yoktu. Zaten iştahı da
kapalı olduğundan erken yetişeceği dersliğe, Edward’ın da erken
gelmemesini umuyordu. Nihayet merdivenlerden sonuncusunu da, dizinin
üzerindeki kaslardan bir bölümünün ağrıdığını hissederek çıktığında
dersliğe gelmişti. Aşağıya bakan gözlerini kaldırıp açık kapıda
sabitledi. İçeride birkaç kişinin sesi duyuluyordu. Yorgunluğu iki
katın yüksekliğinden değil, içerde onu bekleyen sürprizlerin
tanıdıklığındandı. Dersliğin kapısından içeri girdiğinde Hogwarts’a ait
taş duvarların kokusu da, binadaşlarının tanıdık yüzü de onu
rahatlatmadı. Girişinin ardından anlaşmış gibi rüzgarlarıyla birlikte
içeri doluşan beşinci, altıncı ve yedinci sınıf, her binadan öğrencinin
gürültüsü kesildiğinde, o bilindik sesin tokluğu ve cezp edici tınısı
kulakları doldurmaya başlamıştı.

Havada beliren sapasağlam
ellere, Edward’ın sesini yeniden duyana dek anlam veremedi. Ancak
açıklama yapmada gecikmeyen Karanlık Sanatlar profesörü, ellerin
işkence için kullanılan bir büyü ile, derilerinin parçalanmasını
sağlamalarını istiyordu. Dersin müfredatına mı yoksa büyücünün mizacına
mı bilinmez, Paula’nın gözleri anlayışla devrildi. Önünde havada
sallanıp duran ele bakıp, iğrendiğini hissetti. Deri parçalandığında
içerisinden kan da çıkacak mıydı peki?! Sorgulamadan profesörü aradı
sınıfta gözleri. Herkese kendini kanıtlamak için duruşundaki kibri bile
aynen saklamıştı. Eski binadaşı, taze profesör Ryan…Onunla ilgili
içinden söyledikleri bile garip gelirken, profesör edasıyla duruşuna
nasıl alışabilecekti. Alışmasından ziyade korkuları daha ağır
bastığından, çekinerek nasıl başarılı olabilecekti. Yalnızca önünde
parçalaması gereken, bileğinden kesik gibi duran garip organa dikti
gözlerini. Asasını ince parmakları arasına aldı. Ve kelimelerin
işkenceye dönüştüğü kırmızı ışığı takip etti gözleri. ‘’ Sectumsempra! ‘’


İstediğiniz Ders: Karanlık Sanatlara Karşı Savunma
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Marsdén Lexie Millér
Hogwarts Müdiresi & Admin
Hogwarts Müdiresi & Admin


Kadın Mesaj Sayısı: 1972
Yaş: 16
Nerden: ist.
Savaşta Hangi Taraftasın ?: Tarafsız
Asa: Çığlığın Derin Sesi
Kan Durumu: Safkan
Özel Yetenek: Metamorfmagus
Patronus: Unicorn^
Kayıt tarihi: 11/04/08

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Geri: Profesör Alımları   C.tesi Ağus. 08, 2009 6:24 pm

Tamamdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sanal-hogwartsrpg.forumg.biz/lejant-f7/angel-marsden-miller-yeni-lejant-t608.htm
Jack Sky
Muggle
Muggle


Erkek Mesaj Sayısı: 10
Yaş: 15
Nerden: Antalya
Savaşta Hangi Taraftasın ?: Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Rp Sevgilisi: Hayır...xD
Asa: Çobanpüskülü
Evcil Hayvan: Köpeğim - Danny
Kan Durumu: Melez
Özel Yetenek: Animagus = Kaplan
Patronus: Ejderha
Kayıt tarihi: 12/08/09

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: n   Perş. Ağus. 13, 2009 3:53 pm

Ad:Jack
Soyad:Sky
Örnek Rp:Acıyordu göğsünden yediği expeliarmus büyüsü göğsünü çok acıtmıştı.
Thomas Sky geldi ve ''Ölüm yiyenlerin yine saldırabiliceklerini ve bu sefer daha çok can alabilirler'' dedi.
Godric Gryffindor acıyla ''o zaman savaşırız'' dedi.
Godric ile Thomas Mısırda savaşmışlardı Mısırda savaşmak kolay değildi Godric Gryffindor'da bunu bilerek arkadaşı Salazar Slytherin'den yardım istedi ama olumlu yanıt gelmedi bu yüzden yandaşları ve Thomas Sky ile savaşıcaklardı.


Ölüm Yiyenlere gelince
''Gryffindor ve arkadaşları şanslıydılar ama Josh Riddle'ın emriyle tekrar savaşıp onları öldürücez.'' dedi
Josh Riddle geliyor efendim.
Efendimiz üzgünüz ama-
''Aslında sevindim Gryffindor'u ben öldürücem ona acı çektiricem şimdi çekilin.'' dedi.
''Peki efendimiz.'' diyen Micheal Snape hemen çekildi.


Yoldaşlıkta işler kötü gidiyordu.
''Godric Dilys Derwent adında biri seni görmek istiyor.'' dedi.
''Dilys Derwent'mi çabuk getirin.'' dedi Godric Gryffindor
Godric hala eskisi gibi güçlü görünüyorsun.''Teşşekürler efendim siz iyimisiniz.''
''Artık yaşlandım sana buraya Josh Riddle sizin yorgun olduğunuzu düşünüp saldıracak.'' dedi.'2Nerden biliyorsunuz,kehanet yeteneğinizimi kullandınız?''
''Evet Godric.'' dedi
''Bu adam kim Godric?'' diye sordu Thomas. ''Çok önemli biri Thomas'' dedi Godric


Savaş günü herkes hazır ölüm yiyenleri bekliyolardı ve siyah dumanlar gözüktü ve Godric avarakedavra büyüsünü yaptı.
Ölüm yiyenler durur ve savaş başlar Godric'in arkadaşları ölür.
Thomas arkasından yediği avarakedavra büyüsüyle ölür Josh Riddle Godric'in tüm arkadaşlarını öldürür ve ölüm yiyenlere gitme emri verir sadece Josh Riddle ve Godric Gryffindor yanlız kalır.
''Yanlız kaldık Godric senin öldürünce cesedini tüm sihir dünyasına göstericem.'' dedi Josh
''Kolaysa yap Josh Riddle.'' dedi ''Resmiyeti bırak Godric'' dedi.Josh Riddle Godric'in acısını hatırlaması için expeliarmus büyüsünü yaptı ama Godric akıllıydı kendi icadı olan büyü çekmeyi kullandı ve Josh Riddle'ın hiç beklemediği bir anda büyüyü geri çevidi Josh Riddle yere düştü ve kalkamadı.Godric Josh'un yanına gitti ve ''Sana acıyorum'' dedi ve avarakedavra büyüsü ile Josh'ı öldürdü ama Josh'ı dinlemeyen ve Josh'ın yardımcısı olan Micheal Snape Stupefy(Sersemlet) büyüsünü yaptı ve Godric'i yere düşürdü tam kadavra lanetini yapıcakken bir aslan geldi ve Micheal Snape'i öldürdü Godric bunu görünce arkadaşlarına planladığımız Hogwarts okulunun Gryffindor bölüğünün amblemi Aslan'dır dedi.

İstediğiniz Ders:Uçuş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Marsdén Lexie Millér
Hogwarts Müdiresi & Admin
Hogwarts Müdiresi & Admin


Kadın Mesaj Sayısı: 1972
Yaş: 16
Nerden: ist.
Savaşta Hangi Taraftasın ?: Tarafsız
Asa: Çığlığın Derin Sesi
Kan Durumu: Safkan
Özel Yetenek: Metamorfmagus
Patronus: Unicorn^
Kayıt tarihi: 11/04/08

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Geri: Profesör Alımları   Perş. Ağus. 13, 2009 9:10 pm

Rp'niz yetersiz. Onaylanmadı!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sanal-hogwartsrpg.forumg.biz/lejant-f7/angel-marsden-miller-yeni-lejant-t608.htm
Blair Amy Walker
Muggle
Muggle


Kadın Mesaj Sayısı: 2
Savaşta Hangi Taraftasın ?: Tarafsız, şimdilik...
Rp Sevgilisi: aranıyor (=
Asa: Maun Ağacı
Evcil Hayvan: Hipogrif-Hero
Kan Durumu: Safkan
Kayıt tarihi: 14/09/09

MesajKonu: Geri: Profesör Alımları   Ptsi Eyl. 14, 2009 1:25 pm

Ad: Blair Amy
Soyad:Walker
Örnek Rp:

Etraf çok karanlıktı. Ilık bir rüzgar saçlarımı dalgalandırıyordu hafif hafif... Sokak bomboştu...sanırım. Gecenin bir vakti bu ıssız ve ürpertici yerde ne aradığımı bilmiyordum. Nasıl buraya geldiğimi de... Fakat bir şekilde kendimi buraya ait hissediyordum. Tuhaftı; ama sanki evimdeydim. En başından beri buradaydım ve bunu yeni farkediyordum... Gözlerim karanlığa alışınca etrafımın farkına varmaya başladım. Burası biraz eski bir yerdi. Apartmanlar bir hayli yıpranmıştı, içlerinden bazıları dokunsan yıkılacak haldeydi... "Biri görevlileri uyarmalı, kazaya yol açmadan temizlenmeli buralar." diye düşündüm...

... Hala yürüyordum. Rüzgar gittikçe soğuyordu. Tıpkı içimde yitip gitmeye başlayan umut gibi. Başlarda kaybolduğuma inanmak istemiyordum. Fakat şimdi, öyle olduğuna inanmaktan başla bir seçeneğim olmadığını fark ediyordum. Hiç bilmediğim, ıssız, soğuk bir yerde tek başımaydım... Korktuğumu itiraf etmeliyim. Fakat içimden bir ses bunun daha başlangıç olduğunu söylüyordu. Bu; sadece ısınma turuydu... Ve içimdeki ses bir kere daha haklı çıkmıştı; az ileride bir karartı gördüğüme yemin -ki genelde hiç yapmadığım bir şeydi- edebilirdim. Kaçmak için hazırlandığım sırada, içimde cesaretin kabardığını hissettim. Genel açıdan cesur bir kızdım ama ordan kaçmamak cesaretin değil; deliliğin göstergesi olurdu. İlerlemeye başladım, karartıya doğru. Sessiz olmaya çalışıyordum ama ayakkabılarım bu konuda hiç yardımcı olmuyordu. Onları çıkarmaya çalışırken biraz ses çıkarmış olmalıyım, ki karartı bana döndü. Bir insana benzemiyordu. Ya da bir hayvana... Çıkardığı sesler bunun en büyük kanıtıydı: "Bip bip biipp, bip bip biipp!" ...

Uyandım ve çalar saatimi kapattım... Son bir kaç gündür gördüğüm rüya, artık eskisi kadar şaşırtmıyordu beni. Sadece aklımda soru işaretleri bırakıyordu. En çok merak ettiğim şey, karartının ne olduğuydu. "Belki yeni bölümlerini de verirler rüyamın." diye düşündüm. İyice gerindim ve yataktan çıktım. Hep yaptığım gibi etrafıma göz gezdirip, odamda olduğumdan emin olduktan sonra, perdeyi çektim, penceremi açtım ve mis gibi lavanta kokulu havayı içime çektim... Bu koku gerçekten iyi geliyordu bana. Banyoya girene kadar moralim gayet iyiydi. "Ah Tanrım! Korkunç görünüyorum!" diye bir çığlık kopardım. Saçlarım darma duman olmuştu. Gözlerimin altı torba torbaydı. Gerçekten berbat haldeydim. "Bu halde nasıl okula giderim?!" diye söylendim. Hemen ılık bir duş aldım, dişlerimi fırçaladım ve bahçeye çıktım. Posta gelmiş olmalıydı. Ve o sırada kafama dank etti. "Lanet olsun! Bugün cumartesi, ve okul yok. Ne diye alarm kurdum sanki?" Dün arkadaşlarımla gittiğimiz kafede içkiyi fazla kaçırmış olmalıydım. Söylene söylene posta kutusuna bakmaya gittim. Ah lanet olsun! Ailemden ayrı yaşamamalıydım! Fatura, fatura, fatura ve bir de..." Garip bir zarf daha vardı. Üstünde sadece ismim yazıyordu. Sebebini bilmiyodum ama "Blair Amy Walker." diye okudum esrarengiz bir fısıltıyla. Zarfı açmak için çevirdim ve garip mühürü gördüm. Bir kuru kafanın yanında asaya benzer bir şey vardı. Ve bir de asanın ucundan çıkıyormuş gibi gözüken küçük yıldızlar. Gözlerimi devirdim ve "Ah, hadi ama... Böyle oyunlar için fazla büyüğüm!" dedim. Zarfı çöpe atmak için içeri girdim ama içimdeki ses okumamı söyledi. Ne kaybederdim ki? Deri, rahat ve pahalı okuma koltuğuma oturdum. Ayaklarımı küçük, kırmızı ve şirin -bi puf ne kadar şirin olabilirse o kadar- pufuma uzattım. Garipti ama heyecanlanmıştım. Zarfı açtım, içindeki kağıdı çıkardım. Ve aslında kağıtları dememin daha doğru olacağını farkettim. Üç tane kalın kağıt, ve bir tane de eski bir parşömen kağıdı vardı. Önce parşömeni aldım. Okumaya başladım
.

"Sayın Blair Amy Walker,

Bir süredir gördüğünüz rüyaların farkındayız. Bunun nedeni artık içinizdeki safkan cadının, yuvasına dnmek istemesidir. Siz buraya, Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu'na aitsiniz. En kısa zamanda sizi aramızda görmek istiyoruz. Size gönderdiğimiz resimler sayesinde haklı olduğumuzu anlayacağınızı umuyoruz. Görüşmek üzere.

Not:Okul 1 Eylülde açılacaktır.


Hogwarts Büyücülük ve Cadılık Okulu Müdürü
"


Şaşkınlıktan bir karış açılmış ağzımı -ki açık olduğunu farketmem bayağı uzun sürdü- kapatmak için uğraşırken bir yandan da diğer kağıtları elime aldım. Neredeyse şok geçiriyordum. "Dalga mı geçiyorsunuz?!" Rüyamdan fırlamış resimlerdi bunlar! Ama nasıl mümkün olabilirdi? Biraz yakından bakınca karartının ben olduğumu farkettim. Ama karartıya bakan da bendim! Tanrım, aklımı kaçırıyor olmalıydım... "Biri gelip beni bu korkunç yerden götürsün!" diye bir çığlık attım. Ve kapı zilinin çalınmasıyla yerimden zıpladım...

İstediğiniz Ders: Biçim Değiştirme
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zoe D. Razel
Gelecek Postası Editörü
Gelecek Postası Editörü


Kadın Mesaj Sayısı: 20
Yaş: 15
Nerden: ?
Savaşta Hangi Taraftasın ?: Karanlık Taraf
Asa: Kara Kuyu Zindanı
Evcil Hayvan: Snake
Kan Durumu: safkan
Özel Yetenek: Görücü
Patronus: Panter
Kayıt tarihi: 19/08/09

MesajKonu: Geri: Profesör Alımları   Perş. Eyl. 17, 2009 1:20 pm

Kabul edildinz (sanırım rpn güzel ama admin de bir karar vermeli)

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jeniffer Ellen Miller
Muggle
Muggle


Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 11/02/10

MesajKonu: Geri: Profesör Alımları   Perş. Şub. 11, 2010 8:06 pm

Ad:Jeniffer Ellen
Soyad: Miller
Örnek Rp:''Hayat bu kadar basit değil Jennifer. Zorluklar ve engeller her zaman karşına çıkacak. Hazırlıklı olmalısın! "

Büyükbabasının söylediği sözleri hayal meyal hatırlıyordu şimdi.
Aslında gece uykudan uyanıp, rüyadan koptuğunda sözleri unutmamak için
çaba göstermiş, uykuya yenik düşüp gözlerini kapadığında, aklında olan
sözler kanatlanıp uçup gitmişti sanki. Ayrıca büyükbabasının neden
rüyasına girdiğini de anlamıyordu. Rüyasına girmekle kalmamış,
yaşadıklarını yansıtan bir dizi söz söylemişti ona. Yüzünün buruştuğunu
hissederken, Reese’ in şen şakrak sesi eşliğinde düşüncelerinden
sıyrıldı.

" Mektuplar var kızlar! "

Kimseden
ona mektup gelmeyeceğini bildiği halde içine dolan heyecan ve mutluluk
duygularının yüzüne yansıdığını biliyordu. Belki de Reese’ in kendine
vereceği güzel haberler vardı. Onun tek tek isimleri söyleyip
mektupları sahiplerine dağıtışını izledi. Son bir mektup kalınca tüm
umutları kırılmıştı.

" Jennifer Eloise Parker’ a. "

Reese’
in yüzünde oluşan haylaz bir gülümseme Jennifer’ a da bulaşmış gibiydi.
Ama tuhaf olan bi şey vardı. Ona kim mektup gönderebilirdi ki?Kalbinde
bir isim yankılanıyordu şimdi: ‘Büyükbaba Peter’
Bir
süre titreyen ellerindeki mektuba baktı. Ne yapması gerektiğini
bilmiyordu. Aklından sonu gelmeyecek bir sürü soru oluşmuştu. Galiba
soruları yok etmek için mektubu açması gerekiyordu. Yavaş hareketlerle
sanki elindeki kağıttan şey kırılacakmış gibi mektubu okumaya girişti.
Mektup kalbinde yankılana ismidoğruluyordu. Bu yazıyı nerde görse
tanırdı.

* Jenny... Benim küçük renkli
şekerim. Beni tanımış olmanı ve hala beni seviyor olduğunu umut
ediyorum geçmişten gelecek bu satırları yazarken. Senin özel bir çocuk
olduğunu doğduğun andan itibaren anladığımı söylesem yanlış olmayacak
sanırım. İtiraf etmek gerekirse benim renkli şekerimin yüzüne söylemek
isterdim şimdi yazacaklarım ama ne yazık ki Hogwarts’a başlarken
yanında olamayacağımı seneler önce biliyordum. Anne babanın neden
öldüğünü merak ediyorsundur şimdi. Sadece şunu bilmeni isterim ki
muggle anne bana seni korumak için öldüler. Neyse bu acıklı satırları
daha fazla uzatmak istemiyorum. Zeki ve fazlasıyla cesur bir kızsın.
Benim gibi Gryffindor’da olduğunu tahmin ediyorum. Geçmişten sana
seslenen bu adamın söyleyeceği son birkaç şey var: Hayat bu kadar basit
değil Jennifer. Zorluklar ve engeller her zaman karşına çıkacak.
Hazırlıklı olmalısın. *

Jennifer, son kelimeleri

okurken beynindeki hücreler teker teker uyuşuyordu sanki. Titreyen
elleriyle mektubunu kapadı. Demek ki büyükbabası da bir büyücüydü.
Kendisini nasıl da iyi tanıyordu. Jennifer’ ı o büyütmüştü. Şu anda
sahip olduğu bütün meziyetlerini büyükbabasına borçluydu. Annesi ile
babası o küçükken öldüğünden büyükbabası ona hem annelik hem babalık
yapmıştı. Onu sevdiği kadar kimseyi sevmemişti ki o. Gözleri yaşlarla
dolarken omzunda Reese’ in elini hissetti.

" Kötü bir haber mi? "
" İyi mi kötü mü ayırt edemiyorum ki... "

Karşısında
duran sarışın ve anlayışlı kıza gülümsedi. Galiba yalnız kalıp
düşünmeye ihtiyacı vardı. Yaşadıkları neydi? Kader mi? Şayet kaderse ne
Jennifer’ ın böyle bir kaderi varsa; bu kötü ve acımasız bir kaderdi...



İstediğiniz Ders: Karanlık Sanatlara Karşı Savunma ~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Profesör Alımları

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Kimlikler :: Meslek İlanları-