Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu
Sanal Hogwarts'a Hoşgeldiniz!
Sitemizden Yararlanmak İçin Kayıt Olmanız Gerekmektedir...

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu


 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aléida Emilie Roviuné

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Persephonie Fraude
Sihir Bakanı
Sihir Bakanı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 408
Yaş : 24
Nerden : Red Lake
Savaşta Hangi Taraftasın ? : Tarafsız.
Rp Sevgilisi : Matthew Andy Black.
Asa : Kristal Yürekler.
Evcil Hayvan : Krup - Dorian
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Cansarar
Kayıt tarihi : 17/05/08

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Aléida Emilie Roviuné   Paz Kas. 09, 2008 1:19 am

Rp mekanını: Yağış yok ama iki gündür gökyüzü simsiyah , güneşin bulutların arkasında kalması sebebiyle sınıfta göz yoran loş bir ışık var. Sınıfı asıl aydınlatan etken duvarlara asılan gaz lambaları.. Duvar kenarları üst üste dizilmiş kitaplar , eski öğrencilerin ödevleri ve önü camlı küçük dolaplarla kaplı. Sınıflardaki tek düzenli şey profesörün masasının yanındaki küçük dolap. Sıraların üzeri kalın bir toz tabakasıyla kaplı , oturmak için herkesin peleriniyle silmesi gerekiyor.


Yıkamaktan rengini kaybetmiş gümüş bıçağı yavaşça yüzüne yaklaştırdı, elma sirkesiyle yıkandığı keskin kokudan belliydi.. Güya parlak olması istenmişti ama belki de yıllar önce ayna olarak kullanılabilecek bu gümüş bıçak şuanda üzeri çiziklerle dolu bir demir parçasından farksızdı. Dudağını tiksintiyle kıvırıp bıçakla peyniri beş parçaya böldü. Bıçakla aynı kaderi yaşayan çatala bir peynir parçasını takıp ağzına attı. Keyifsizce yüzünü buruşturdu. Bu bıçaklar ona çocukluğunu en önemlisi yaşlı büyükannesini anımsatmıştı. Yaşlı tombul cadının evinde de hep böyle eski eşyalar vardı. En büyük marifeti bu eşyaların hatırası olduğunu savunup parasını mezara kadar taşımaktır. Çatalı sertçe tabağın kenarına koydu. Kimseye bahsetmese de her aklına geldiğinde biraz daha iğrendiği o kasaba , o sefil insanlar , ayyaş herifler tadını kaçırmaya yetiyordu. Beyaz üzerine gümüş işlemelerle süslenmiş beyaz porselen fincandan bir yudum çay aldı. Bir yudumu bile onu sakinleştirmeye yetmişti. Yüzüne yayılan buruk gülümsemeyle öğrencilere göz gezdirmeye başladı. Hepsi şu anda mutlu gözüküyorlardı , herhalde tek tasaları çöreğin bitmiş olmasıydı. Oysa All o lanet kasabadan gitmesine rağmen hala vicdan azabı duyuyordu. Oysa sadece hayatını kurtarmıştı, orada ne olabilirdi ki ancak.. Bu kelimeyi ağzına almayı şu anda istemiyordu. Büyük bir aç gözlülükle doldurduğu tabağına tepeden göz gezdirdi. Masaya yasladığı eliyle tabağı ileri itti. Yemeğini bitirmekte olan kardeşine bakıp bir kez daha gülümsedi. Birkaç dakika içinde bütün tabağı bitirmişti. Aç olduğu zaman kendini kaybediyordu. Biraz önce düşündüğü abuk sabuk maziyi hemen unuttu. Valentiné sanırım ona geleceğini anlatıyordu , onda kendini görüyordu. Öğrencilerin içinde olduğunu unutarak sessiz bir kahkaha attı. Oysa Domuz Kafası hariç kalabalık ortamlarda gülümsemeyi sevmezdi. Dirseğiyle onu dürtüp biraz sakin olmasını söyler gibi göz kırptı. Neyse ki Valentiné uyarıyı hemen anlayıp biraz yavaşladı. Onun gülen gözlerine son bir kez daha bakıp kibar bir şekilde masadan kalktı.

Eteklerini ayakkabısının topuğuyla çiğnediği pelerini savurarak yüksek kürsünün merdivenlerini ağır ağır indi. Yakında oturan öğrenciler başını kaldırıp göz ucuyla baktılar. Bakanlara sahte , şirin bir gülücük fırlatıp yüzüne buz maskesini geri taktı. Slytherin masasının yanından hızlı adımlarla geçti. Kollarını birbirine kavuşturup son bir kez büyük salona bakıp derse gitme telaşesiyle koşuşan öğrenci ordusunun arasına daldı. Neyse ki bu genç öğrenciler attığı her adımda ona yer açıyorlardı. Bazen iyi çocuklara sempati duyuyordu. Belki de ilk derste onlara ters ters bakmamalıydı. Ne başkalarına ne de kendine verdiği sözleri tutmadığı için bu önerinin düşünce girdabının arasında kaybolmasına izin verdi. Zaten istese de istemese de arkasından gelen bir darbe sayesinde bu düşünceyi unutacaktı. Sırtına yediği ani darbeyle birkaç adım öne gitti. Yere düşecek kadar sarsılmadığı için sadece sendeledi. Yüzüne gelmiş dalgalı saçlarını sert bir şekilde kulağının arkasına attı. Bu öğrenciler bazen ne kadar şapşal oluyorlardı , ama unutmamalıydı ; Aléida bu okulda bir profesördü. Biraz daha sakin olmak ona da faydalı olurdu. Yüzündeki sert ifadeyi silmeye çalışarak arkasını döndü. Sarışın orta boylarda , iri yeşil gözlere sahip bir oğlan yere düşen kitaplarını toplarken bir yandan da korkuyla ona bakıyordu. Gry. Cüppesine bakılırsa çakma cesaretli olarak adlandırılabilirdi. All özür dileyen öğrenciye zorla gülümseyip, ona bakan diğer gözlere aldırmadan hiçbir şey demeden koşar adımlarla ilerlemeye devam etti. Ağzını açarsa o küçük çocuğu ezici laflar söyleyeceğini biliyordu. Hem gülümsememesi elden değildi çocuğun yüzündeki ifade sadece “komik” olarak tanımlanabilirdi. Korkuyla bakan yeşil pörtlek gözler.. Ve şu ahmak çocuklar.. Svét ve Valentiné olmasa bu çocukları çekebilir miydi bilmiyordu. Hızla koridorun sonundaki köşeden dönüp gürültünün koridora taştığı sınıfın kapısını açtı.


Sınıfa hafif bir tebessümle girip kapıyı gürültüyle kapattı. Sinirini ne kadar yüzündeki gülücükle bastırmak istese de bazen bunu yapmak çok zor oluyordu. Onun girişiyle sessizleşen sınıfa bakarak kürsünün yanındaki dolaba yaklaştı. Yerlerine yerleşen öğrenci kalabalığının dışında duvar kenarları içerisi abuk subuk ders dışı malzemelerle dolu küçük dolaplar ve üst üste yığılı kitaplarla kaplıydı. Aslında bu dağınıklık ve toz yığını hoşuna bile gitmişti. Hiçbir zaman fazla temiz bir ortamda rahat edememişti. Öğrenciler yerlerine yerleşince pelerinin ceplerini kurcalamaya başladı. Malzeme dolabının anahtarını arıyordu. Ah şu terziler , ne kadar çok cep yapıyorlardı. Banka yerine bu ceplerden birine para koymak daha güvenceliydi.. Bir yandan ceplerini kurcalamaya devam ederken diğer yandan konuşmaya başladı. Bu seferki gülümsemesi içtendi;

-“ Sanırım tahtaya yazmama gerek yok.. Adım Aléida Emilié Widmore.. Bu sene biçim değiştirme dersini beraber işleyeceğiz. . Ovv sanırım anahtarı buldum..”

Yüzündeki şaşkınlıkla karışık gülümsemeyle anahtarlığı çıkardı. Yuvarlak bir halkaya bağlı dört anahtarın bulunduğu anahtarlığı avucunun içine alıp gözlerini tekrar sınıfa çevirdi. O sırada gözüne Ravenclaw’lı bir çocuk çarptı. Genç öğrenciye bir gülücük atıp anahtarlardan en eskisini ayırıp dolabı açtı. İstediği zaman çok içten olabiliyordu. Dolabın içinden bir kitap çıkarıp anahtarı tekrar cebine attı ve sözüne devam etti ;

-“ Dersi olabildiğince eğlenceli işlemeye çalışacağım.. İsteyenler bana Widmore diye değil Aléida yada Emilié diye de hitap edebilir.. Ciddiyetten fazla hoşlanmam hele de bu kadar çok vakit geçireceğim insanlarla.. “ Hafifçe öksürüp sözlerine devam etti. “ Konuşmak isteyenler arka sırada otursunlar , kimseyi hiçbir şey için zorlayacak değilim. Fakat önde oturanlardan sessizlik istiyorum. Derse geç kalanlar lütfen saçma mazeretler söylemesinler.. Geç kalan izin istemeden yerine geçip otursun ister benden beş dakika sonra –ister benden yirmi dakika sonra derse gelsinler. Farketmez.. Dersimin bölünmesini asla istemem. Odama gelip bana her derdinizi anlatabilirsiniz.. Ders olsun , özel bir mesele olsun elimden geldiğince yardımcı olurum. Sanırım öğrencilerin isteyebilecekleri çoğu şeyi size sunuyorum. Karşılığında sadece ödevleri tam getirmenizi bekliyorum. Umarım iyi anlaşırız.”


Profesör masasının üzerine oturup dizinin üzerine koyduğu kitabını kurcalamaya başladı. Biraz önceki “bu okul çekilmez” lafını hemen unutmuştu. Bazen sinirini bozan birkaç öğrenciden dolayı abartılı sözler sarf edebiliyordu. Ani patlamalarda onun huyuydu. Saçını kulağının arkasına tıp kitabın üzerini örtmesini engelledi. Şimdi seçeceği konu büyük sınıflar için çok basit olmamalı aynı zamanda birinci sınıflar için çok ağır bir başlangıç olmamalıydı. Belki de derse basit bir giriş yapıp ders hakkında biraz bilgi vermeliydi. İlk ders için ilgi çekici ve aynı zamanda fazla yorucu olmamalıydı. Başını tekrar ona bakan öğrenilere kaldırıp;

-“ Sayfa on sekizi açalım lütfen.. Bir çoğunuz biliyorsunuzdur ama yine de dersimizin konusuna bir giriş yapalım.. Sihrin karışık dallarından biridir. Birçok öğrenci bu derste zorluk çeker. En basit olarak bir kibrit çöpüne toplu iğne biçimi verilir...

Biçim Değiştirme bir nesneyi diğerine çevirmeye yarayan bir sihir dalıdır. Cansız nesneleri canlandırmak ya da bunun tam tersini yapmak mümkündür.Ayrıca İnsanlarda animagus veya metamorfagus olarak biçim değiştirirler..Bazı Biçim Değiştirme büyüleri birşeyin bir bölümünü değiştirir, bir insanın kulağını tavşan kulağına çevirmek gibi. “ Ona bakan öğrencileri son bir kez daha süzüp saçlarını elinin tersiyle geriye attı ve yerinde yavaşça kalkıp sadalyesine oturdu. “Ayrıca Biçim Değiştirme’nin tersi olan Biçim Dönüştürme birşeyin normal şekline dönmesini sağlar.”


Yerinden yavaşça kalkıp pelerininin cebinden anahtarlığı tekrar çıkardı. Bu sefer tek bir hamlede anahtarlığı çıkarabilmişti. Kitabı dolaba geri yerleştirip. ;

-“ İkinci derse lütfen animagus nedir araştırıp gelin.. Dersimiz bitmiştir , haftaya görüşürüz.. Ve isteyen çıkabilir.”

Anahtarı cebine koyup son bir kez toparlanan sınıfı gözden geçirdi. Bazıları onu kafa dengi bulmuşa benziyordu. Ama kimin onu sevip sevmediği ileriki derslerde belli olacaktı. Kollarını birbirine üşümüş gibi kavuşturup pencereden dışarıya baktı. Karşı kulenin penceresinde dalgalı saçlı hoş bir kızın yüzü gözüküyordu. Bu Valéntine olmalıydı. Onun yanına gitmek için hızlı adımlarla sınıftan çıktı. Koridora adım atışıyla yüzüne taktığı buz maskesi bir oldu. Galiba yalnızken gülünce kendini deli gibi hissediyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Persephonie Fraude
Sihir Bakanı
Sihir Bakanı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 408
Yaş : 24
Nerden : Red Lake
Savaşta Hangi Taraftasın ? : Tarafsız.
Rp Sevgilisi : Matthew Andy Black.
Asa : Kristal Yürekler.
Evcil Hayvan : Krup - Dorian
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Cansarar
Kayıt tarihi : 17/05/08

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Geri: Aléida Emilie Roviuné   Paz Kas. 09, 2008 1:21 am

Uyku , uyku , uyku.. Şuanda istediği tek şey uykuydu. Zaten Emilié geleceği düşünmezdi. Onun için önemli olan şimdiki istekleriydi. Anneisni onun isteklerini her zaman yerine getirmişti. Ama şuanda yalnızdı , aslında Emi inkar etsede hep yalnızdı. Kimsenin ailesini tanımak yada bilmek istemiyordu , ailesini anlatanlardan tiksiniyor. Babaları ön planda olan kişilerle arasına mesafe koymaya özen gösteriyordu. Ne kadar söylemese de herkes biliyordu.. Em'nin babası yoktu.. Elbetet biyolojik bir babası vardı , ama kimdi onu birtek cadı annesi bilirdi. Oysa Haminnesi ölene kadar bu baba konusuna fazla takılmazdı. Doğruya o zaman Emi için annesi de yoktu. Sadece büyükannesi ve hayal dünyası vardı. O öldüğünde hiç göz yaşı dökmemişti , oysa o ruhunun diğer parçasıydı. Bu yanı Valentiné teyzesine mi benziyordu? Ama ona benzemesi imkansızdı.. Ona benzeseydi teyzesi onu severdi. Svet teyzesi hariç onu ailede sevenler azdı. Sanki o babasız büyümekten zevk alıyordu. Şu lanet olasıca yatakhanede aslında bir sürü arkadaşı vardı.. Var değil , vardı.. Çünkü kendini büyülere ve iksirlere adamış , bunu yaparken arkadaşlarını ihmal etmiş hatta onlarla görüşmeyeceğini düşünüp pis şakalarına alet etmişti. Şimdi hepsi kafa dengi tiplerdi.. Olsun , Emilié'nin kimseye ihtiyacı yoktu. Tek başına maceralar yaşayabilirdi. Mesela bu geceyi isterse bahçede geçirebilir , bunu kimsenin ruhu duymazdı. Suratına yayılan gülümsemeye engel olmaya çalışmadan siyah yorganı üzerinden sıyırdı. Parmak uçlarında ilerleyerek yatağının başucunda duran üzeri gümüş desenlerle kaplı siyah gecede kaybolan sandığının başıan geçti. Dokunmasa havada gümüşi şekiller var sanırdı. Üzerinde duran eşyaları yavaşça yatağının üzerine bırakıp sandıktan sessizce cüppesini çıkardı. Eğer bu yaramazlıkları devam edecekse düzenli olmalıydı. Elbiselerin üzerine eşya koymak ses çıkartırdı. Gerekli eşyalar gerekli yerlerde..

Geceliğini çıkarıp yatağının üzerine attı ve üstünü hızla giyindi. Daha demin dediği düzeni iki dakika geçmedne unutmuştu. O gecelik hiçbir zaman katlanmayacaktı , asasını yastığının altından alıp ayağına ayakkabılarını geçirdi. Beyaz parkelerin parladığı zeminde ayakkabılarını gıcırdatmadan yürümeye başladı. Hademe okula yeni alınmıştı , zaten garip bir aile olduğu en baştan belliydi. Ama Tanrı aşkına güzel temizlik yapılıyordu. Hem bir kofti ancak yerleri temizlemeliydi. Karşısındaki koftilere nasıl davranılır dersi veriyormuş gibi başını geriye savurdu. Sol gözünü kapatan perçek geri çekilmiş daralmış salon bir anda daha geniş oluvermişti. Maçlarda mutlaka saçlarını toplamalıydı. Bu nerden aklına gelmişti bilmiyordu ama bunu kesinlikle yapmalıydı. Yürürken gözlerini açık tutmaya çalışarak gerindi. Elbette gözleri kapanmıştı ama birşeyi denemek bile önemliydi. Hele de Emilie gibi üşegeç bir kız için.

Şöminenin alevinin sardığı ortak salon boş ve ürkütücüydü. Alevin hareketleriyle gölgeler değişiyor. İlk kaçma girişiminde birine yakalanma duygusu süreki gözlerinin etrafı taramasına yol açıyordu. Annesinin anlattığı gibiydi. Etrafa dikkatli bakması onun anlattıklarını aklına bir bir getiriyordu. Koltukların arkasındaki çıkış kapısı , kızlar yatakhanesinin önündeki beyaz şömine.. Salzar'ın ana rengi olan üç renkle döşenmiş ihtişamlı salon.. Gri , yeşil i siyah.. Beyaz şömine sayılazsa. Özgürlük hissini en çok veren Salazar Slytherin'in portresiydi. Evet hareketli değildi ama sanki Emilie'ye bakıyor ve onun gibi bir Slytherin öğrencisi olduğu için çok mutlu olduğunu kapalı dudaklarının arkasından fısıldıyordu. Bakışlarını ondan çevirip çıkış kapısına yöneldi ve nemli koridora kendini bıraktı , içerde biraz daha kalması heralde bütün geceyi orda geçirmesine neden olurdu. Yeşil ve gri o kadar güzel parlıyordu ki..

Koridor nemli ve loştu. Köşelere yaklaşıldığında gölgeler artıyor , ayak sesinin yankısı süreki arkasına ve önüne dönmesine yol açıyordu. Asası ise serinliğe rağmen terlemiş avuçlarının arasındaydı. Şuanda korkmuyordu aksine bu özgürlükten zevk alıyordu fakat kulağına gelen bir ses onun rahatsız olmasına yol açıyordu. Merdivenleri hızlıca tırmanmaya başladı. O ses hala arkasından gelirdu.. Bu yankıdan farklıydı , süpürgeyle uçarken bu sesi duyardı.. Tabi ya arkasında bir hayalet vardı. Kaymamaya çalışarak birinci kata çıktı ve önüne gelen ilk heykelin arkasına kendini attı. Birkaç saniye sonra önünden oldukça çirkin yüzlü , asil elinde kılıcıyla sessizce gülümseyen bir hayalet geçti. Kırmızı giysisiyle kendini diğer beyaz giyimli hayaletlerden ayırıyordu. Eğer ona yakalanırsan bütün okul çıkacak çıngarı duyar, aşağıya indikelrinde Emilie'yi duvara cüppesinden asılmış imdat diye bağırırken bulurdu. Eliyle ağzını kapattı ve hayaletin hızla ilerlemesini bekledi. Acaba onu duymuş muydu? Duymasa niye etrafına öyle bakınsın ki.. Koridorun sonuna geldiğinde Emilie'nin bu katta olduğunu anlayacaktır. Yere oldukça yumuşak basmaya çalışarak hızlı adımlarla karşıya geçti. Hayalet birşey sezmiş olmalıydı. Açık kalması garip olsada açık kalmış pencereye doğru ilerledi ve kendini pencereden aşağıya attı;

-"Ahhhh.."

Bunu dudaklarını ısırarak söylemesi fazla gürültü çıkmamasına neden olmuştu ama bir çalının içine düşmüştü ve canı acıyordu. Hiç hareket etmeden gövdesinin yarısı duvardan dışarı çıkmış hayalete baktı. Bu laftan da anlamazdı , bazen Gry. hayaletine sempati duyuyordu.. Bazen mi? Oysa bu sempati yeni ortaya çıkmıştı.. Ne olursa olsun çok mutluydu. Okul kurallarını zevkle çiğnemiş kapısı kapalı okuldan çıkmayı başarmıştı. Müdürenin odasına taş atıp kaçtığını ilan etmek istiyordu. Elbette bunu gerçekleştirmeyecekti. Hayalet etrafına bakınıp fazla gürültülü olmayan bir kahkahayla görüş alanından çıktı. Kahkahaların uzaklaşmaını bekleyip çalıların arasından çıktı. Yanağı çizilmişti ve beli ağrıyordu. Bu ne lanet şeydi? Yine de zafer sırıtışıyla bahçeye doğru yürümeye başladı. Şimdi ne yapmalıydı? Keşke yanında bir arkadaşı olsaydı o zaman daha çok eğlenebilirdi. O da nesi ilerde yürüyen biri mi vardı? Yoksa Emilie mı yanlış görüyordu. Çocuğun başı ona bakan kız döndü. Emilie'nin içini buz gibi soğutan donuk bakışları ve garip sırıtışı vardı. Oysa bu çocuk Ravenclaw'a seçilen kendini ZAY'a adamış sıcak gülüşlü genç değil miydi? Nasıl bu kadar itici olabilmişti.. Elbette ZAY olmak bir iticilik nedeniydi ama bu suratta rahatsız edici olan farklı birşeydi.

Başını çevirip yoluna dümdüz devam eden çocuğu gözleriyle izlemeye başladı. Acaba bu çocuk ZAY görünüşlü ölüm yiyen falan mıydı? Ve Yasak Orman'a mı giriyordu? Acaba orada ne yapacaktı? Bu kimin umrundaydı? Emilie tabiki de onun arkasından gitmeyecekti. Daha aklını peynir , ekmekle yememişti. Okuldaki ilk günleri ve ilk yılı için çiğneyecek kurallar sınırını yeterince geçmişti. Neden onda annesini görüyordu.. Benzemeleri değil.. O bakışlar evet .. Annesi gibi o da uyur gezerdi. Ve geceleri dayıları Yasak Ormanda av için gezerlerdi. Bir çocuğa zarar vermek onların sonu demekti.. Ayrıca bu bilmiş çocuğun başına bela olmak istiyordu. Bunun için onun canlı olamsı gerekirdi. Ayrıca vampir olmaması.. Biraz geriden çocuğu takip etmeye başladı. Hiç girmediği bu yer gerçekten ürkütücüydü. Annesinin anlattığına göre olay bazı yaratıklarda biterdi. Eğer çevrede at-adam gibi koruyucular geziyorsa orada pek yaratık olmazdı. İyide onların ne tarafta olduklarını tahmin edemeyecek yaştaydı. Belki de o lanet çocuğun canı cehenneme olmalıydı. Zikzaklar çizerek ilerliyordu. Burayı tanır gibi bir yanı vardı.. Ama bunun garantisi yoktu. Çocuktan gözünü ayırıp asasını diğer eline aldı ve terli avucunu cüppesine sildi. Aman Tanrım.. Her taraf karanlıktı. Yuvarlaklar çizen bu lanet çocuğu niye keriz gibi takip etmişti. Off ordan birşey mi geçmişti? Dayım buralarda mıdır? Dayı.. Tekrar adının Tom olduğunu düşündüğü çocuğun arkasından ilerlemeye koyuldu. Ama görüş alanından çıkmıştı. Onu mutlaka bulmalıydı. Hızlı adımlarla ilerlemeye başladı.

Deminden beri yavaş ilerleyen çocuk koşmuş muydu? Nerdeydi? Artık nerede olduğunu bulabileceğini sanmıyordu.. Bu lanet olasıca yerin gündüzü de böyle olmalıyd. İyice yolunu şaşırmadan geri dönmek istiyordu. Arkasını dönüp aşağıya doğru ilerlemeye başladı. Islak toprakta ayak izleri kalabilirdi. Asasını iyice kavrayıp yere baktı , yere bakmasıyla kaskatı kesilmesi bir oldu. Daha iki dakika önce geçtiği yerde ayak izlerinin üzerini başka izler de süslemişti. Belki de biraz daha geç o noktaya varsaydı o yaratık üzerinden geçip onu parçalayacaktı.

-"Kim var orda?.."

Demek Tom uyanmıştı. Ama bir sorun vardı. Ağaçların bulunduğu tarafa yani boş tarafa bakıyordu. Oysa tehlike tam arkasındaydı.. Tehlike.. Kendisini tehlike olarak göstermek hoşuna gitmişti. Birnevi motivasyon.. Gülümseyip yerde gördüğü ilk dalı aldı. Nede olsa hertaraftan uğultular geliyordu ve ıslak toprak sisle birleşip sesi emiyordu. Tom'un sırtına vuracaktı ama bu tehlikeli oalbilirdi. Arkasında olması aynı zamanda dezavatajdı. En iyisi önlemli bir merhabaydı. Kolunu yakalamya hazır birşekilde;

-"Sizin orada yol arkadaşlarına böyle kaba davranılıyor demek.."

Bunu demesiyle eğilmesi bir oldu. Biraz sonra başının üzerinden bir sihir geçti. Yavaşça ayağa kalkıp buz mavisi gözlerini gencin gözlerine dikti. Bu çocukluktan gelen bir alışkanlıktı.. Benimle konuşurken yüzüme bak.. Gülümseyip;

-"Bir dahaki sefere arkana bakmayı unutma ve karşındakinin armut gibi orda senin asanı çevirmeni bekleyeceğini sanma.. Ayrıca uyur gezersin.. Hakkında en iyisi kendini yatağa bağlaman olur.. Tabi ebediyen bağlarsan da karşı çıkmam , emin ol.. "
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Andrew Roland
Muggle
Muggle
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 29/05/09

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Geri: Aléida Emilie Roviuné   C.tesi Mayıs 30, 2009 8:12 am

Gayet iyi..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Shakira Isabel
Muggle
Muggle
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 48
Savaşta Hangi Taraftasın ? : Londra
Rp Sevgilisi : Aranıyor
Asa : Melodik Güç
Evcil Hayvan : Pofuduk Kedi'm' (CrookScabby)
Kan Durumu : Safkan
Özel Yetenek : Veela, Animagus
Patronus : Tek Boynuzlu At
Kayıt tarihi : 09/06/09

Büyücü Özellikleri
Galleon Galleon: 1000

MesajKonu: Geri: Aléida Emilie Roviuné   Cuma Haz. 12, 2009 6:07 pm

Katılıyorum harika
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Aléida Emilie Roviuné   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Aléida Emilie Roviuné
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Çöplük-
Buraya geçin: